Buse Güngör | CNNTurk.com Muhabiri [email protected]
ABD/İsrail ile İran arasındaki savaş 26. gününe girerken, Washington’un 15 maddelik “geçici ateşkes” planı hazırladığı iddia edildi. ABD, İran’ın nükleer kapasitesini tasfiye etmesini ve bölgesel etkisini sınırlamasını isterken; Tahran, ABD üslerinin kapatılması ve saldırı garantisi talep ediyor. Uzmanlara göre, tarafların şartları arasında neredeyse hiçbir ortak nokta bulunmuyor. İran’ın Hürmüz Boğazı kozunu bırakmak istememesi ve ABD’ye duyduğu güvensizlik, olası bir anlaşmayı zorlaştırıyor.
ABD/İsrail ile İran arasında 26 gündür süren savaşta, Washington’un çatışmayı sonlandırmaya yönelik “geçici ateşkes” planı üzerinde çalıştığı iddia edildi. İsrail Kanal 12’ye dayandırılan haberlere göre, nükleer programdan bölgesel politikalara kadar uzanan 15 maddelik bir paket masada. Ancak tarafların talepleri karşılaştırıldığında uzlaşı ihtimali oldukça zayıf görünüyor.
ABD’nin Masaya Koyduğu Şartlar
İddialara göre ABD’nin teklifinde İran’ın nükleer kapasitesinin büyük ölçüde ortadan kaldırılması öne çıkıyor. Buna göre;
Tahran’ın Karşı Talepleri
İran basınına göre ise Tahran yönetimi, ABD’den ve müttefiklerinden çok daha farklı adımlar bekliyor:
Ortak Nokta Neredeyse Yok
CNN TÜRK Dış Haberler Editörü Enver Kaptanoğlu, iki tarafın taleplerini değerlendirirken dikkat çeken bir tespitte bulundu:
“Maddeleri yan yana koyduğumuzda neredeyse hiçbir ortak nokta yok. Tek kesişim, yaptırımların kaldırılması. Onun dışında iki taraf için de kabul edilmesi son derece zor şartlar var. Bu nedenle müzakereler başlasa bile uzlaşı çıkmasını beklemiyorum.”
Görüşme Var İddiası Gerçeği Yansıtmıyor
ABD Başkanı Donald Trump’ın “İran’la görüşmeler olumlu ilerliyor” açıklamalarına da değinen Kaptanoğlu, sahadaki gerçekliğin farklı olduğunu vurguladı:
“Aslında ortada doğrudan bir görüşme yok. ABD, Pakistan, Mısır ve Türkiye üzerinden İran’a mesaj gönderiyor. İran ise bunu en az üç kez yalanladı. Trump’ın ‘görüşüyoruz’ dediği şey, dolaylı temaslardan ibaret.”
İran Neden Güvenmiyor?
Kaptanoğlu’na göre İran’ın müzakereye mesafeli durmasının arkasında geçmiş deneyimler var:
“Iran, son bir yıl içinde iki kez müzakere sürecinde saldırıya uğradığını düşünüyor. ‘Masaya oturduk ama saldırı geldi’ diyor. Bu yüzden ABD’ye güvenmemek için somut gerekçeleri olduğunu savunuyor.”
Sahada Dengeler Değişti
Savaşın askeri boyutuna da dikkat çeken Kaptanoğlu, İran’ın ciddi kayıplar verdiğini ancak bunun farklı bir sonuç doğurduğunu ifade etti:
“Iran’da daha ılımlı ve uzlaşmaya açık isimler hedef alındı. Geriye daha sert ve müzakereye kapalı bir kadro kaldı. Bu da olası bir diplomatik süreci daha zor hale getiriyor.”
Hürmüz Boğazı: Kritik Koz
İran’ın en güçlü kozunun Hürmüz Boğazı olduğuna dikkat çekiliyor. Kaptanoğlu'na göre, küresel enerji arzı açısından kritik önemdeki bu geçiş noktası ve Tahran’ın elini güçlendiriyor:
“İran, elindeki bu kozu neden bıraksın? Boğaz kapalı kaldıkça ABD kaybediyor. Bu kadar stratejik bir avantajı ciddi bir kazanım olmadan terk etmesi beklenmez.”
Nükleer Tartışması: Çifte Standart İddiası
Kaptanoğlu, nükleer program tartışmalarında da uluslararası sistemde çifte standart olduğu görüşünde:
“İran’ın nükleer tesisleri sürekli gündemde ama İsrail’in nükleer kapasitesi denetime açık değil. İran da bu nedenle caydırıcılığından vazgeçmek istemiyor. Ayrıca bu tesisler sadece silah değil, enerji üretimi için de kullanılıyor.”
Hızlı, reklamsız ve yapay zeka özetli haberler için mobil uygulamamızı indirin
Hızlı, reklamsız ve yapay zeka özetli haberler için mobil uygulamamızı indirin